Arama Kutusu

ONLİNE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 10 TÜYO + BONUS

online-alisveriste-bilmeniz-gereken-tuyolar
Online Alisveriste Bilmeniz Gereken Tuyolar

Bir online alışveriş kurdu olarak, bugüne kadar edindiğim tecrübeleri, tüyoları ve yapmamanız gerekenleri bu blog yazımda birleştirerek, diğer online alışveriş kurtlarına fayda sağlamak amacıyla kaleme aldım. Benim yaşadığım kolaylıklar kadar belki siz de deneyim sağladınız. Ama ya fazla konuşulmayanlar? Şikayetler? Neleri yapsak en az zararla kurtuluruz yollarına değinerek hazırladığım bu yazımı elektronik aletlerden kozmetiğe, kozmetikten ayakkabıya kadar online alışverişe düşkün olanların özellikle okumasını ve başlarına bir iş geldiğinde daha fazla bilinçlenmesini öneririm.




ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 1. TÜYO :


Bilinmesi ve önem verilmesi gereken ilk tüyo, sitenin güvenirliğini test etmek. Online alışveriş sitelerine aşinaysanız, bazı sayfalarda tarayıcınızın yeşillendiğini ve güvenlikli hale geçtiğini görmüşsünüzdür :




Görselde Amazon sitesini örnek olarak verdim. Böylesi yeşil renkli güvenli yazısı, sitenin bize güvenilir sertifikaya sahip olduğuna işaret eder. Bu güvenlik sertifikaları, üçüncü şahısların üyelik bilgisi ve kredi kartı numaraları gibi hassas bilgileri ele geçirmesine engel olan şifreleme sistemidir. Hem bizlere güvenilir gezinme hissi verir hem de bilgilerimizin korunmasını sağlar. 64, 128, 256 gibi değerlerle ölçülür. Bu değerler ise güvenlik anahtarının uzunluğu anlamına geliyor. Oturum anahtarı uzunluğu ne kadar uzunsa, şifrenin çözümlenmesi de o kadar zor olduğunu gösterir. Yani kaba bir hesapla ne kadar yüksek rakam, o kadar fazla güvenlik denklemine ulaşabilir miyiz? Evet.


Bazı siteler Ana Sayfa'da bu güvenliğe geçerler. Bazıları ise ödeme sayfasında. Araştırmalarım sonucunda edindiğim bilgiler, diğer sayfaların güvenlikli olup olmamasının çok öneme sahip olmadığı ve sadece ödeme sayfasının yeşil barlı olmasının yettiği şeklinde. Ödeme kısmının mutlaka ve mutlaka yeşil güvenlikli olsun diye ikaz üstüne ikaz ediliyor. Bunu ciddiyetle dikkate alın.



ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 2. TÜYO :


Bir web sayfasına girdiğinizde size tasarım olarak da güven vermeli. Tasarımı yerlerde olan site, benim için baştan kaybediyor. Zira, ne gezinmeyi keyifli kılıyor ne de insanın bir şeyler satın almasını. Tasarıma ve kullanıcı deneyimine ( User Experience /UX ) önem vermeyen sitelerin, müşterilerine de önem vermediğini söylemeli miyiz? Bu karar şahsi olarak değişebilir ama bence evet, söylemeliyiz. Daha sitenin kullanıcı deneyimine önem vermeyen siteden çok şey beklememek gerek. Müşterilerine önem veren siteler kullanabilirliliğe ve müşteri deneyimine daha çok odaklanmakta ve hatta Ux Designer'larla iş yapmakta. Kullanımı ve dizaynı iyi olmayan sitelerden belki tek seferlik olmak üzere (ihtiyacımız ağır bastığı için) alışveriş yapabiliriz ama bunu daimi sürdürmek keyif vermez. Ayrıca bana göre, sitenin müşterisine önem verdiğini göstermesi/ispatlaması gerekir.


ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 3. TÜYO :


Kredi kartlarınızı arada değiştirin. Eğer online alışverişi benim gibi sık sık yapıyorsanız, bu değişimi arada gerçekleştirin. Kredi kartların süresi çok uzun yıllara tekabül edebilir. Size en son başıma geleni anlatayım. Birkaç yere ödeme yapmam gerekiyordu, bunlardan bir iki tanesi de devlet kurumuydu. O hafta başka yerde kredi kartımı online kullanmadım. Daha sonraki hafta ise her zamanki gibi alışveriş yaptığım sitelere girip, sepette ödemeyi yapmaya çalıştım. Birden bire kartım çekmez oldu. Siteyle mi alakalı diye düşündüm. Bir süre bekledim, tekrar denedim, aynı sorunla tekrar karşılaştım. Daha tekrar etmemin bir anlamı yoktu, belli ki kartımla ilgili bir problem vardı ve bankamı aradım.


9'u tuşlayın, şimdi 8'i, oradan 5'i, biraz bekleyin, şimdi 63215486 tuşlayın derken, o sırada dünyayı uçkla dolaşabileceğinizi düşündüren bekleme süreleri neticesinde, oh nidasıyla nihayetinde müşteri hizmetlisine bağlandım. Daha ben durumu anlatmadan, telefonla bağlanırken müşteri numaramı verdiğimden olsa gerek, anında "Aa hanfendi, kredi kartınıza online olarak sahtekarlık denemesi yapılmış. Hem de defalarca. Sistem de kredi kartınızı kırmızı alarma vermiş ve size bile sorulmadan kredi kartınız oto iptale yönlendirilmiş. Yani kredi kartınız tamamen kapatılmış. Size 2 gün önce kurye teslim olmak üzere yeni bir kart çıkartılıp gönderilmiş. Biz de sizi arayacaktık. Elinize ulaşmadı mı?"


Bu kelimeler karşısında ben şok. Kredi kartımın başına gelenlere mi şaşırayım, yoksa kurumsal bir bankanın elemanı "Biz de sizi arayacaktık" gibi saçmavari bir komşu lügatıyla konuşmasına mı şaşırayım bilemedim. İlk seçeneğe şaşırmaya karar verdim. O anda tek sorduğum soru, "Peki hangi site denemiş bunu?" oldu. Müşteri temsilcisi hanım kızımız da, bu sualime daha ilginç bir cevapla karşılık verdi. "Sizinle bunu paylaşamayız."


Duruma olan şaşkınlığımı atamamışken aldığım cevaplara daha da şaşırmıştım. Kredi kartım sahtekarlığa kurban gitmesine ramak kalmış olmasına rağmen bunu hangi sorumsuz sitenin yaptığı benden yani kartın hamilinden saklanıyor. Ardından benim sessizliğimden tepkimi anlamış olmalı ki, "İsterseniz bankanın en yakın şubesine uğrayın ve bir dilekçe yazın. O dilekçe neticelendiğinde, hangi site olduğunu sizinle oradaki görevl....bik bik bik bik..."  O anda, "Yet-her!" diye nida atasım geldiyse de iyi bir vatandaş olarak sabrımı korumayı başardım ve olayı toparlayıp kapattım. Hangi site olduğu bana söylenmese de birkaç devlet kurumundan şüpheleniyorum. Çünkü temsilcinin bahsettiği tarihlerde başka bir alışverişim/ödemem olmamıştı.


Yaşadığım bu talihsiz olaydan sonra altını çizdiğim 2 husus oldu :

a) Kurum tarzı ödeme yerlerine daha tecrübesiz yaklaşmıştım. Bir alışveriş sitesinin ıncığına cıncığına bakarken, kurumsal sitelere gözü kapalı güvenerek online ödeme yaptım. O anda da sanal kart kullanmadım. Yapmamam gerekirmiş veya daha itinalı kullanmam gerekirmiş. Bu aldığım dersin ilkiydi.

b) Arada kredi kartını iptal et ve yenisini göndermelerini bankandan talep et. Kredi kart sayım düzinelerce değil, sadece 1 adet. Bir araklama sistemi olan yıllık kart ücreti kesintisine kartımın daha fazla kurban gitmemesi için birkaç fatura otomatik talimatlıdır. Bu yüzden kaybedilecek bir şey yok. Extra kart ücreti çıkmaz. Sadece kurye ile gelene kadar birkaç gün kartsız kalma var, o da dert mi?


online-alisveris-bilmeniz-gereken-tuyolar
Online Alisveriste Bilmeniz Gereken Tuyolar



ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 4. TÜYO :


Sanal kart, sanal kart, sanal kart. Bu o kadar önemli bir tüyo ki, bunu hafızanızdan çıkarmamanız gerekli. Hangi bankayı kullanıyorsanız, onun interaktif işlem sitesine veya telefon aplikasyonuna giriyorsunuz ve listeden "Sanal Kart Oluştur" kısmına tıklıyorsunuz. Böylece saniyeler içinde, kartınıza bağlı olan bir sanal kart edinmiş oluyorsunuz. Sanal kart bilgilerinizi ister güvenli bir yere kaydedin, ister ezberleyin, isterseniz de her alışverişte uygulamaya/interaktif bankacılığa geri dönüp numaraları alın ve daha sonra alışverişinizi gerçekleştirin. Sanal kart, o kadar mühim ki. Birçok sahtekarın önünü kapatıyor ve hatta belki de bu sayede çok badire atlatıyorsunuzdur. Önerim, sanal kartlarınızı da arada değiştirmekten yana. Birçok banka, sınırsız sayıda sanal kart çıkartmanıza izin veriyor. Bunu boşu boşuna yapmıyorlar. Siz de zahmet edip arada değiştirin. Yani, eski sanal kartınızı sistemden silin ve bir yenisini ekleyin. Örneğin ben, 2-3 ayda bir sanal kart değiştiriyorum.



ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 5. TÜYO :


Eskiden online alışverişlerimin çok büyük oranını yurt dışı alışveriş sitelerinden yapardım. Ülkemizde yapılan gümrük erozyonu ve doların lira karşısındaki heybetli duruşu neticesinde, yurt dışı alışverişlerimi önce mecburi büyük molalar, sonra soğumalar, en nihayetinde de finallerle bir hayli bitirmiş durumdayım. Bir gün alışveriş özgürlüğünde eski günlere döner miyiz muamma, ama dönersek sanırım yavaş yavaş ısınabilirim. Şu an için elde kalan tek istikrarlı yol, Aliexpress tarzı dünyanın ticari döngüsünü döndürmeyi başaran çalışkan Çin siteleri. "Allasen, ordan ala ala ne alacaksın?" diye iç sesimle bu konu hakkında münakaşadayız. Her gün bir önceki günden daha farklı tarzla dünyaya nam salan Aliexpress makyaj fırçaları ve çakma/imitasyon Kylie rujları, Anastasia allıkları kontürleri falan son derece trend olmasına rağmen, sağlık açısından uygun bulmuyorum. Sağlık, kanser ilişkisi hayatımda çok takıntılı olsa, kozmetiği toptan bırakırdım lakin bu kadar cesarete de gerek yok diye düşünüyorum. Bu yüzden orayı da elemiş bulunuyorum. Tabii buradaki özgür karar size ait. Yurt dışı alışverişlerinde bizi koruyan Paypal vardı. Paypal hem Türkiye'de (bir süredir) hizmet dışı olduğundan, hem de Çin sitelerinde Paypal değil Visa geçiyor. Bu durumda yanlış bir alışverişte neler yapılabilir?

- Bankanızdan harcama itirazı bulunabilirsiniz. (lakin online alışverişlerde bankanız ne derece sizin için savaşır, buna garanti veremem)

- Visa yerine marketlerden bile alınan Ininal Kart gibi alternatifler kullanabilirsiniz. Ininal kartın varlığını sağır sultan duydu. Ama benim gibi miskin sultanlar hâlâ edinmedi. Eğer yurt dışı online alışverişlerine devam ediyorsanız, bu daha garanti yöntem olarak duruyor. Sanırım kart ücretleri ve her yüklemede belli bir kesintileri var. Yine de sahtekarlığa karşı korumalı gözüküyor. Buna bakınmakta fayda var. Youtube'da bununla ilgili bazı videolar da bulunmakta. "aliexpress ininal kart" diye Youtube araması yapmanız yeterli.

online-alisveris-tuyolari-blog
Online Alisveris Tuyolari


ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 6. TÜYO :


Alışveriş sitesinden izniniz olmadan çekim yapıldıysa neler yapılabilir?


Bu sorunun üzerinde durmak istiyorum. Fakat ondan önce değinmekte fayda bulduğum bir husus hakkında bilgilendirmeliyim. Şikayet sitelerinde ağırlıklı olarak şöyle şikayetler var :

"Payu benden iznim olmadan para çekmiş!"

"İyzico kredi kartımdan ödeme almış!"

"Turkpos bana sormadan kredi kartımdan harcama yapmış!"


Bu şikayetlerin çoğunun kaynağı, aslında daha farklı. Birçok alışveriş sitesi, kendi sanal pos'unu kullanmaz. Onun yerine alternatif ödeme yöntemlerini kullanır. Alternatif kredi kart ödemeleri, ülkemizde yeni yeni gelişen bir girişim. Yanılmıyorsam, ilki de yabancı kaynaklı Payu. Sonradan gelen yerel üretim olan İyzico, Turkpos gibi örneklerle gelişmekte olan bir sektör. Hatta şimdilerde yeni yeni bir tanesi daha gözüme ilişti. Hepsiburada'nın güvencesiyle oluşturulan HepsiPay gibi. Bu tarz siteler, e-ticaret sitelerine alternatif ödeme sistemi sunarlar. Yani sanal pos'u olmayan ve uğraşmak istemeyen sitelere (örneğin Clinique gibi dev ismin online sitesi de bunlardan biriyle çalışmakta) ödeme seçeneği yani kredi kart tahsilatı sunarlar. Ödeme sisteminin yazılımı o alışveriş sitesine yüklenir ve böylece alışveriş sitesindeki siparişinizde bu ödeme yönteminden para kesilir. Örneğin, sitede Payu var ise, kredi kart extrenizde her defasında şöyle yazar : "PAYU TR İSTANBUL" şeklinde. Eğer o siteden çekim yaptığınızı unutmuşsanız veya bu alternatif ödeme sistemlerinden bihaberseniz, vereceğiniz tepki aynen şu olur "Eyvah, Payu kredi kartımdan para çekmiş, hem de bilgim olmadan, olacak iş değil!" Oysa ki, siz (örneğin) Clinique'ten o miktarda alışveriş yapmışsınızdır.

Bu ödeme sistemleri fraud denilen güvenlik sistemleriyle korunduklarını iddia ediyorlar. Bunun biraz da göz boyama olduğunu savunanlar da var. Ters ibrazda sundukları tek şey, bankanızla durumu halledin oluyor. Bu yüzden, göz boyama savını destekleyenler haklı olabilir. Her neyse. Sadede gelelim. Güvenli mi? Evet ama siz yine de Sanal Kart ile online alışveriş yapma alışkanlığı kazanın. Ve bir sorun olduğunda bankanızla anında iletişme geçin.

Sahtekarlık ciddi bir sorun olduğunda ve bankanızla iletişime geçtiğinizde, 2 durum sizi bekler.

1) Eğer, kartınızdan çekim yapılan site ürünleri size göndermediyse, durumu siteye de bildirin. Site yöneticileri, çok yüksek ihtimal siparişinizi iptal eder ve böylece birkaç gün sonra kartınızda yatan iade miktarını görürsünüz.

2) Eğer kartınızdan çekim yapılan site, sahtekarınıza ürünleri gönderdiyse, durumu daha karışık hale girebilir. Çünkü burada sitenin de suçu yoktur. Birileri sizin bilgilerinizi ele geçirmiş ve sizin adınıza alışveriş yapmış, ürünler yola çıkmış ve alıcısına ulaştırılmış olabilir. Bu durumda, kargo şirketiyle bağlantıya geçip kimin aldığını bulabilirsiniz. Ama burada kargo görevlileri size bunun gizli bilgi olduğunu ancak savcılık kararıyla paylaşabilir minvalinde sözler söyleyebilir. O halde siz de daha ciddi işe asılın. Önce tüketici heyetlerine, ardından mahkeme yoluyla bu işin peşine düşebilirsiniz.


online-alisveris-iade-nasil-olmali
online alisveris iade nasil olmali


ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 7. TÜYO :


İade süreçlerinde neler yapmalıyım?

Online alışeriş sonucu aldığınız ürünleri beğenmediniz ya da örneğin kıyafet küçük/büyük geldi, ayakkabı sıktı, hatta ve hatta laptop bozuk geldi. Bu durumda iade haklarınızı kullanabilirsiniz. Her site iade sürecini bizlere sunmak zorunda. Şu anda kanundaki süresi 14 gündür. Yani bu demek oluyor ki, 14 gün içinde online alışverişlerde aldığımız tüm ürünleri iade edebilir. Bunun belli kaideleri var. Şu şekilde :

1) Kıyafetleri, ayakkabıları deniyorsanız, maksimum özenle bunu yapın. Kimse dışarda giyilmiş, lekelenmiş, kokulara boğulmuş kyafetleri/ayakkabıları geri almaz.

2) Kozmetik ürünlerinin ambalajını açmayın, parmakla swatch yapma yoluna asla gitmeyin. Kimse açılan, ambalajı bozulan ve çaktırmadan kullanılmaya çalışılan kozmetik ürünlerini geri almaz.

3) Elektronik aletleri konusu en hassas olan. Bir telefona sim kartını takmadan veya bilgisayarı açmadan bozuk/kusurlu/kullanılmış olduğunu anlayamazsınız. Bu durumda azami hassasiyet içinde yapmanızı öneririm. Çünkü siteler kabul etmeyebiliyor. Eski yıllarda, Bimeks'ten bir laptop almıştım. Ve laptop bana bildiğiniz kullanılmış geldi. Birileri açmıştı, PC'yi kurmuştu. Ne kabloları cillop gibiydi ne de laptopun içi. Üstelik laptoba uymayan kabloyu göndermişlerdi. (Aynı marka olduğu için eski laptopun kablosuyla çalıştırmıştım) Sorunu Bimeks'e söyledim. Satın almadan önce, inanılmaz tatlı ve ilgili müşteri temsilcileri tüm sorularımı itinayla cevaplamışken, sorun baş gösterdiğinde ve iade istediğimde buz kesildiler. Neyse birkaç belge istediler, onlarla beraber ürünü dedikleri adrese iade ettim. Tam 2 hafta sonra, iadem gerçekleşti. Gerçekleşene kadar süreci sizin takip etmeniz gerekiyor. Hiçbir kul da sizi bu süreç hakkında bilgilendirmiyor. Çabalarım, aramalarım, giden kontörlerim, meşakkatli sabrım neticesinde kendi hatalarını olduklarını kabul ettiler. Para iadesi gerçekleşti. Muhattabınız koskoca markalar bile olsa, iadenize kimse anlayışla karşılayıp ilgiyle yaklaşmayabilir. Oysa ki tersi olsaydı, uzun süreli müşteri - marka - güven ilişkisi yaşayabilirdik. O günden sonra elektronik ihtiyacımın hiçbirini Bimeks'ten karşılamıyorum. İade hakkınızı, haklı olduğunuz her alışverişte kullanabilirsiniz, bundan çekinmeyin.



ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 8. TÜYO :


Alışveriş siteleri biri başka kurallar koyarken, diğer kaidelerini değiştiriyor. Bu nasıl mümkün oluyor?

Avukatlarla. Şirketlerin avukatları vardır. Onlara maaş bağlarlar. Maaşı niye bağlarlar? Siteleriyle ilgili bir sorun oluştuğunda veya sorunlu müşteri çıktığında ilgilenmesi için. Bu yüzden bazı siteler daha keyfe keder davranıyor olabilir. Örneğin der ki, "benim iade sürecim sadece 7 gün" veya der ki "Kozmetikte iade almıyorum, hızlı tüketilen ürünlerde de almıyorum" vs diye. Kendine göre, kuralları biraz biraz şekillendirebilir. Bunu da avukatından ödediği miktarla sağlar. Siz eğer o siteyi mahkemeye verirseniz, avukatı sitenin haklı olduğunu sonuna kadar savunur. Bu yüzden, herkesin okumaya erindiği "Mesafeli Satış Sözleşmesi" boş yere konulmamıştır. İş işten geçtikten sonra bakmanın anlamı da yok. Sonuçta hiçbirimizin okumaya tenezzül etmediği şey, satıcı ile alıcı arasındaki bir sözleşme niteliğinde. En azından, işin başında sözleşmeye şöyle bir göz atmanın iyi olduğunu aklınızda bulundurun.



ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 9. TÜYO :


Eft/Havale Ödeme veya Kapıda Ödeme yöntemleri, kredi kartı olmayan ya da kart bilgilerini alışveriş sitelerine hiçbir şekilde vermek istemeyenlere çare olmakta. Gördüğüm kadarıyla, "Kapıda Ödeme" yöntemi bizlere has bir durum yani yabancı alışveriş sitelerinde kendi ülkesinin insanlarına bile mümkün bir şans olarak gözükmemekte. Türkiye'de ise bu yöntemi ödeme seçeneklerine ekleyen siteler mevcut. Ancak bu alternatifin, ek ücret ödemeye tabii olduğunu da unutmamak gerekir. Eft/Havale de bir diğer seçenek. Böylece kredi kartı ödemeniz gerekmez ve kapıda ödemenin extra ücretinden daha cuzi bir banka işlem parasıyla halledebilirsiniz. Eğer banka hesabınız öğrenci ise bu işlem parası daha uyguna bile gelebilir. Burada değinmek istediğim başka bir husus daha var. Sohbet sırasında bir tanıdığım, internetten online kitap almak üzere kapıda ödemeli olarak sipariş verdiğini söylemişti. Ardından anlamsız şuur içinde büyük bir böbürlenmeyle şu cümleyi kurmuştu. "Aman ya, öylesine sipariş verdim. Kapıya kadar gelsin bakalım da öder miyim ödemez miyim bilmiyorum, hassafjkfjssf" Burada random gülücükler gerçekte de vuku buldu, zira gülüşü bir höykürmeden ibaretti. Yeni okumakta olduğum kitabı (Hayvanlardan Tanrılara Sapiens) ona armağan etmek niyetindeyim.


online-alisveris-tuyo-blog
online-alisveris-tuyo-blog


ONLINE ALIŞVERİŞTE BİLMENİZ GEREKEN 10. TÜYO :


İadeler mevzusunda daha bilinçli olmanız gerekiyor. Özellikle giyim konusunda. Çünkü satın aldığımız bir elektronik aletin veya kozmetik ürünün nasıl olacağı hakkında az buçuk bir fikre sahip olurken giyimde bu tamamen değişebiliyor. Yani HP Bilgisayar alırken neyle karşılaşacağımı biliyorum ya da Lancome allık alırken de satın almadan önce bloglardan / Youtube videolarından swatchlarına, incelemelerine bakarak fikir sahibi olabilirim. Ama giysi mevzusu biraz karışık hal alabiliyor. Gördüğünüz / hayal ettiğiniz bir kıyafet sizi hüsrana uğratabilir. "Bu muydu yani o sitede gördüğüm güzelim elbise?" demeniz işten bile değildir. Bilindik markalarda dahi bu olasılık yaşanabiliyorken, butik olan sayfalar için bu tecrübe daha sık kendini tekrar edebilir. Üstelik, aldığınız kıyafetin yeri kaliteli çıksa bile sitedeki model kızımızda daha güzel dururken siz de sonuçlar aynı olmayabilir. Boy farkı, kalıpların marka marka değişebilir olması kıyafetleri daha "denenmeye açık" hale getirebilir. Bu tarz olaylarda hiç çekinmeden iade talep edin.


İade de bazı firmalar kargoyu karşılarken çoğu firma karşılamaz. "Aman kim uğraşacak" demeyin, kargo masrafı çıkarılınca bile daha kârlı geçebilecekken hele ki. Bazı siteler sizi iade de çok uğraştırabilir, bazıları ise tereyağından kıl çeker gibi yapabilir. Kendimden örnek vermek istiyorum. Mavi Jeans'in kendi alışveriş sitesinden yaptığım alışverişte iade sürecim çok zorlanırken, müşteri oyala ki yılsın politikasını yaşadığım gibi, daha ekonomik rakamlarla halka açık kart sunan DeFacto n'aptı? Tüm iadelerimi sorgusuz sualsiz ve en zahmetsiz haliyle hooop geri aldı. Yıllar önceki ilk çıkışı, Hamdi Alkan'nın bir cini oynadığı espirili tv reklamlarıyla "Jean çıkacak" sloganıyle Chino pantolonların sağlıklı olduğunu, jean pantalonların artık rafa kalması gerektiği konusunda aşırı ısrarcıydı. Hatta hatırlarsanız, mağazalarındaki kabinlerinde bile "Jean'i çıkar" tarzı cümlelerle süslüydü. Ama bu ısrarından sonra ani bir U dönüş gerçekleşti. Ve artık Aras Bulut İynemli ve Hande Erçel'le beraber, tamamen gençleri hedef alan jean reklamları yapmaya başlandı. Sektöre ilk girişleri noktasında sözlerinin eri olmadıkları ve modern Türkiye'ye göre evrimleştiği bir gerçek ancak müşteri hizmetleri çok kaliteli bir evrim geçirdi. Online ekibi çok başarılı ve iadeler sorunsuz gerçekleşmekte. Alışveriş yaptıkça hangi firmaların daha kaliteli bir yönetime, hangisinin daha cılız anlayışla çalıştığını keşfedebiliyorsunuz. Örneğimde de bahsettiğim gibi; Defacto, Mavi'yi online'da sollayıp geçiyor.


* BONUS :


Tüm dikkatlerimize ve çabamıza rağmen, oyalayıcı ve ilgili olmayan bir alışveriş sitesi karşısında hukuki yollara başvurmadan önce neler yapılmalı?

Online alışveriş siteleri prestij ve itibarlarını internet üzerinden kaybetmemek için online şikayetlere daha ciddi yaklaşıyor. Uçak firmaları da dahil olmak üzere pek çok şirket buna değer vermekte. Bundan faydalanabilirsiniz. Tabii bunu önemsiz sayan firmalar da bulunmakta. Bunlarla da mahkemelerdeki ağır işleyen sürece ve maddi ödemelere gitmeden evvel, belgelerle birlikte Tüketici Hakem Heyetlerine gidilebilir. Tüketici Hakem Heyetleri sizin adınıza (oldukça makul bir ücret karşılığında) dava açar ve şirketlerin zorlayıcı tavırlarıyla sizin için ilgilenir. Sonuçları her zaman %100 başarıya intikal etmese de %80-90 gibi büyük oranda olayı sizin lehinizde olduğunu kanıtlar. Bu evrede, sizi bu zor duruma iten şirketlerin avukatları tarafından aranabilirsiniz. Ek bir bilgi vermeden, onlara konuşmak için müsait olmadığınızı ve hakem heyetinin konuyla yakından ilgilendiğini bildirip gelen aramayı kapatmanızı öneririm. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım aldığı ürünün ayıplı çıktığını, firmanın iade kabul etmediğini ve bunun üzerine hakem heyetine gittiğini, 5 dakikada tüm işlemlerin bittiğini ve 4-5 ay sonrada haklı bulunarak tazminatlı bir şekilde parasını geri aldığını anlattı. Hatta bu süre zarfında, arkadaşımın telefonunu engelleyen şirketin bir anda malın yenisi ile değiştirmeyi teklif ettiklerini söylemek için arandığını ama arkadaşımın kabul etmeyerek davayı kazandığını söylemem gerek. Yani bu ne demek oluyor? Birazcık uğraşırsanız aslında şirketler paşa paşa sizi haklı buluyor / bulmak zorunda kalıyor.


Şikayetvar sitesi, her zaman değil ama çoğunlukla işe yarıyor. Cidden yarıyor. Sizinle irtibata geçmekten kaçınan site bir şikayetvar yorumuyla hooop aranıyorsunuz. Elbette bu çözümü her site sağlamıyor ancak çoğu site prestijini düşündüğü için bu tarz sitelerdeki yorumlarla ilgilenmesi için küçük bir ekip dahi kuruyor olduğunu bilmelisiniz.


Twitter harika bir çözüm. İnanmayacaksınız ama Twitter'dan hangi markaya atarlansam, marka hemen iletişime geçiyor veya geçmem için beni yönlendiriyor. Boyner örneğin. Online sitesinde stoğunda olmayan ürününü satması yetmeyen, bir de beni oyala oyala alışveriş yaptığıma bin pişman eden Boyner, aramalarıma e-maillerime hep oyalayıcı taktikle cevap verirken, Twitter'da ufak bir hareketimle anında arandım. Kulaklarıma inanamadığım naziklikte kibar bir erkek sesi; çok haklı olduğumu ve iadenin hemen gerçekleşeceğini, bu durum için özür dilediğini.... bik bik bik. Bu çok iyi işte. Olmanız gereken zaten bu. Ama kaçan kovalanır taktiğini uyguluyorsunuz. Aşkta geçerli o, online alışverişte değil yahu.




Online alışverişi çok severek ve keyif yapıyorum. Benim için hem eğlenceli hem de ciddi anlamda yükten kurtarma konusunda yardımcı. Bazen büyük çapta marka kalitesiyle yaklaştığımız firmalar dahi bizi oyalama ve bıktırma metotlarını kullanabiliyor. Bize düşen de bu olumsuzluklar karşısında bilinçli olmak ve hakkımızı korumak. Bu yazımda size Online Alışverişte Bilmeniz Gereken 10 Tüyo ve bonus bilgimi paylaştım. Umarım faydalı olmuştur. Bunları yazarken yaptığım alışverişlerden ötürü 3 kargo beklediğimi eklemem gerek. 👯


online-alisveris-tuyolari-blogger
online alisveris tuyolari


4 yorum:

  1. Faydalı bilgiler, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. arkadaşa kitap tavsiyesi güzelmiş :D 3. madde ile ilgili benim de başıma şöyle ilginç bir şey geldi; sanal kart kullanmaya üşendiğim zamanlar sağlam bir miktar üzerinden dolandırıldım. İtiraz ettik vs vs geri aldık neyse parayı. Bu kartı iptal ettirip yenisini aldım tabii. Doğal bir şekilde eski kartın borçlarını yeni karta aktardılar (bunu yapmak için eski kartı yenisine bağlamışlar) Üstünden aylar geçti ben booking`de rez. yapmak için illa kart numarası isteyen bir otele eski kart numaramı verdim. Nasıl olsa çekim yapılamaz rahatlığı ile. Aylar öncesinde çalındı diye iptal ettirdiğim kart numaramla gayet güzel online olarak çekim yapıldı. Bu saçma işten hiç bir şey anlamadım. Böyle bişeyin nasıl olabildiğini sordum ama anlaşılır bir cevap da alamadım. İş bankasından bahsediyorum bu arada. O gün bu gündür 2 liralık bişey de alacak olsam sanal kart kullanıyorum. Kart numarasını değiştirmek de çare olmayabiliyor bazen. Sık sık kart limitimi mobil bankacılıktan kontrol ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neyse ki geri aldığına sevindim. İşbankası güvenlik kapsamında en detaycı ve hatta bildiğim kadarıyla ödüllü bir banka. Buna rağmen, böyle bir şey olması kabul edilebilir bir şey değil. Geçmiş olsun, düşünüyorum da bu durumda kalsam fitil fitil genel müdürlüğe kadar burunlarından getirirdim sanırım. Bu arada, kredi kartlardaki dolandırıcılıkla ilgili büyük bankaların (İşbankası dahil) özel birimleri var. Yani sadece dolandırıcılık üzerine uzmanlar. Bölge müdürleri bu konuda muhteşem titizler. Sorunu daha sistematik çözüyorlar. Sanal kart kesinlikle şart. Ben artık yaşadığım sıkıntılardan ötürü sanal kartsız onlineda zerre almıyorum :)

      Sil